2012/01/30

USb den Silinen Dosyaları Geri Getirme (Resimli Anlatım)


Günümüzün vazgeçilmez teknolojik icatlardan biri olan USB'ler artık hayatımızda önemli bir konuma sahip.Bir yerden bir yere dosya taşırken yardımımıza yetişen taşınabilir diskler yani USB'ler hafızasının büyük olması ve maliyetinin düşük olması nedeniyle geniş bir kitlede kullanılmakta.

USB'nin bu kadar avantajlı olmasının yanında birde kötü bir yanı var.Bilindiği gibi bilgisayardan silinen bir dosya ilk önce Geri Dönüşüm Kutusuna taşınarak geri kurtarılma imkanı oluyor.Fakat USB'lerden silinen bir dosya Geri Dönüşüm Kutusuna taşınmadığı için maalesef geri kurtarılamıyor.

Fakat bu durum biz bu yazıyı yazana kadar kadardı.Artık USB'lerden silinen dosyalar indireceğiniz küçük bir programla geri getirebilirsiniz.Nasıl yapacağımızı bir an önce anlatmaya çalışalım.

Örneğin bir Usb içindeki müzikleri silelim;

(Resmi büyütmek için resime tıklayınız.)


(Resmi büyütmek için resime tıklayınız.)

     (Resmi büyütmek için resime tıklayınız.)


İşte indireceğiniz küçük bir programla artık dosyalarınız daha da güvende olacak

Programı İndirmek İçin Tıklayınız.

Tüm Yamalar Bir Arada


Devamlı ekrana gelip işinizi bölen program güncelleme uyarıları çok rahatsız edicidir. Otomatik güncellemelerin bazıları sessiz çalışmaya ayarlanabilir ama o kadar çok program var ki, kullanıcılar hangi birini yamayacaklarını şaşırıyor. Sonuçta PC başında çalışırken bir yandan sistemi güvenli tutmaya harcanan bir zaman söz konusu.






Güncellemezseniz de oluşan açıklardan ötürü bilgisayarınızın hacklenmesi, kredi kartı bilgilerinizin çalınması ve özel hayatınıza müdahale edilmesi gayet mümkün. Bir açık bile yetebilir.

İşte bütün bunları göz önüne alan Secunia, sistemdeki bütün uygulamaları birden otomatik güncelleyecek bir sistem kuruyor.

İşte Detayları 

Windows kullanıcıları 5 günde 1 güncelleme yapmak zorunda, Secunia bilgilerine göre ortalama bir ev kullanıcısı tamamen güvenli olmak için 22 markadan 75 yama indirmek zorunda.

İşte bunu çözmeyi amaçlayan Secunia, PSI 2.0 ile hem tecrübeli, hem tecrübesiz kullanıcılara güncelleme seçenekleri sunacak.

Bütün kurulu uygulamaları liste olarak gösterip isteğe göre seçim ve güncelleme imkanı sunacak. Ama eğer kullanıcı hiç rahatsız edilmek istemiyorsa "Hepsini otomatik güncelle bana da bir şey sorma" diyerek, kafa dinleyebilecek.

Kullanıcıların farklı ihtiyaçları için farklı seçenekler sunacaklarını belirten Secunia yetkilileri, çıkışta en azından uygulamaların yüzde 60'ını kapsayacaklarını düşünüyor.

Nasıl Bir Hacker Olunur


Mutlaka herkes hackerliğe yani bilgisayar korsanlığına ilgi duymuştur hatta,msn patlatma,şifre çalma gibi birçok konu hakkında internette araştırma yapmıştır fakat sadece şu kodu şuraya kopyalayın,uzantı değiştirin gibi saçma sapan ve yasal olmayan yollara başvurmuşlardır fakat hiçbirindende olumlu bir sonuç alamamışlardır.Bende bu yazımı internette gördüğüm bu eğitim setine ayırdım ve sizlerin bu konu hakkında bilgi almasını istedim.

Aslında ben bu konuyu işin uzmanına yani bu eğitim setinin resmi sitesine yönlendireceğim.belki bu sayede kaliteli bir hacker eğitimi alabilirsiniz.Resmi siteye gitmek için Tıklayınız.

Eset Bilgisayardan Kalkmıyor,Hata Veriyor Çözümü ve Çalışan Eset Kaldırma Programı


Bu Eset'in en sevmediğim yanıda bu arkadaş.İyi,hoş kullanıyorsun ama kaldıracağın zaman hata veriyor,bilgisayar babasının malıymış gibi kalıyor öyle.Tabi bu bilgisayarı ona yar edermiyim diye bizde boş durmuyoruz.Küçücük,ufacık,tefecik bir program indirip çalıştırıyor ve bilgisayardan eset antivirüs programını kaldırmış oluyoruz.Üstelik diğer sitelerde anlatıldığı gibi abuk subuk,bozuk bir programda değil.Nede olsaPcyardm.blogspot.com'dan indiriyoruz abi..Gözümüz arkada kalmıyor değilmi?...Yazının devamını okuyunuz;


Windows 7 'Yapı 7600 Bu Windows 7 Kopyası Orjinal Değildir' siyah ekran hatası ve çözümü


Windows 7 yi kurup aktivasyonu yaptıktan bir süre sonra bilgisayarınınızın açılışında Windows'un orjinal olmadığı ile ilgili bir sayfa döküman görüp birde masaüstünde sağ alt köşede 'Yapı 7600 Bu Windows 7 Kopyası Orjinal Değildir' diye bir hata aldıysanız canınızı sıkmaya hiç gerek yok.Çünkü düzeltmek için sadece birkaç işlem yeterlei olacaktır.


Peki sorun nedir ve zaten aktivasyon yapılmış olduğu halde nasıl böyle bir hata aldı?

Sorunun kaynağı küçük bir güncelleştirme dosyası.Güncelleştirmeleriniz açık ise KB971033 isimli güncelleştirme paketi,daha doğrusu casus paket satın alınmayan ve sadece programlar ile aktif edilen sistemlerin tespit edilmesini ve böyle hatalar vermesini sağlıyor.

Bu Sorunu Nasıl Halledeceğiz?

Tek yapmamız gereken aşağıdaki indirme linkinden dosyayı indirmek ve çalıştırmak.Çalıştırdıktan sonra 'RemoveWat' yazan butona tıklıyoruz ve bilgisayar birkaç saniye sonra yeniden başlayacaktır.İşte yapmamız gerekenlerin hepsi bu kadar...


Programı İndirmek İçin Tıklayınız











İrc Servisi ve Kullanımı


1)     IRC (İnternet Relay Chat)
İnternet üzerinden bir çok kişinin aynı anda konuşabilmesi, dosya alışverişi yapabilmesini sağlayan servistir.

2)     IRC kullanabilmek için nelere ihtiyacımız var?
İnternet bağlantısına ve bir irc programına ihtiyacımız var.

3)     En popüler IRC programları
MIRC ve PIRC en popüler chat programlarıdır. Özellikle MIRC adeta irc servisi ile özdeşleşmiş, insanlar chat=mirc diye düşünmeye başlamışlardır. Bu iki program haricinde chat yapabileceğiniz, irc servislerini kullanabileceğiniz yüzlerce program internet’ten bulunabilir.

MIRC : www.mirc.com         Dragon Mirc Script : www.samicik.com
PIRC: www.pirc.com

4)     MIRC Script nedir?
IRC servisi bize bir çok imkan sağlar. Bir irc servere bağlandıktan sonra yapmak istediğimiz her işin bir komutu vardır. Mesela bir odaya girmek için “/join #oda_ismi” yazıp, enterlarız. Ancak MIRC gibi programlarda bu gibi işler için menüler kullanılır. MIRC programı kendi üzerinde çeşitli değişiklikler ve eklemeler yapılmasına imkan verdiği için bazı programcılar oturup temelinde gene MIRC programı olan ama kullanıcıya ek işlevler, ek menüler sunan, İngilizce olan programın bazı bölümlerinin Türkçeleştirilmesi gibi avantajları olan MIRC Scriptleri yazmışlardır. “Klavye Script”, “Dragon Script” bunlardan bazılarıdır ve kendi sitelerinden indirip kullanabilirsiniz.

5)     IRC Server nedir?
Chat yapabilmek için bir irc server’a (ana sunucu bilgisayar) bağlanmamız gerekir. Chat yapan tüm insanlar bu server’a bağlıdır böylece yazdığımız bir mesaj önce servere, oradan da diğer tüm kullanıcılara gider. IRC serverleri genelde servis sağlayıcılar işletir (irc.anet.net.tr, irc.superonline.com...). IRC server adresleri irc.servername.com gibidir. Ama tabii ki bu adresi Internet Explorer’a girersek karşımıza bir şey çıkmaz, bu adresi MIRC gibi bir IRC programı içinde kullanmalıyız.

6)     Hemen Chat’e başlayalım!
Mirc’i açınca karşımıza aşağıdaki ekran gelir.

1)        Server Seçimi, ekleme, çıkarma ve bağlanma
IRC Server: Bu bölümden bağlanabileceğimiz server grubunu seçiyoruz. Onun altındaki açılan listeden de o grupta tanımlanmış serveri seçip, “Connect to IRC Server” butonuna basıp bağlanıyoruz.
ADD,EDIT,DELETE,SORT:
ADD ile yeni bir server ekleriz, EDIT ile daha önce eklenmişi düzenler, DELETE ile siler, SORT ile de sıralarız.
2)        Kişisel bilgiler
Bu bölüme FULL NAME’e isminizi ve E-Mail adresinizi girin, tabii gerçek bilgilerinizi değil! Nickname sizin takma isminizdir, Alternative ise nickname bir şekilde kullanılamaz­sa kullanılacak alternatif nickname ’dir.

Yukarıdaki şekilde bilgilerinizi girdikten sonra Connect to IRC server’a basarız. Karşımıza status penceresi gelir. Bu pencere bağlantınız hakkında bilgi verir. Bağlandığınız serverin mesajlarını gösterir ve sürekli açık bulunur. Şimdi Connect to IRC server’a bastık ve bekliyoruz, status penceresinden bazı yazılar geçiyor ve eğer bağlantıda bir problem olmamışsa karşımıza “MIRC Channel Folders” geliyor. Bu favori kanallar listesidir. Şu anda bizim işimize yaramadığı için “CLOSE” a basarak kapatıyoruz.
Server’a bağlandık, şimdi sıra geldi bu server üzerinde açılmış olan CHAT odalarının listesini çıkarmaya. Bunun için File menüsünün altındaki “List Channelles” butonuna basıyoruz.

Buna basınca karşımıza “Mirc List Channels” penceresi geliyor, tüm kanalları (veya chat odalarını) listelemek için “GET LIST” butonuna basıyoruz. Karşımıza aşağıdaki biçimde kanal listesi geliyor.



Burada girmek istediğimiz kanalın üzerine çift tıklarız ve o kanal/oda açılır, karşımıza aşağıdaki ekran gelir:

Eğer bir kullanıcı ile özel görüşme yapmak istersek, sağdaki listeden onun ismi üzerine çift tıklarız ve özel görüşme penceresi (Whisper) açılır.
  
Bu pencerede yazdıklarınız sadece karşıdaki kişi tarafından görülür.
Bu nedenler bu tip özel görüşme pencerelerine Whisper (fısıltı) denir.
  
7)     Odalar ve pencereler arasında dolaşmak
Mirc içinde windows’un görev çubuğuna benzer bir alan vardır. Açılan her pencere bu alan üzerinde bir düğme şeklinde oluşur. Bu şekilde aynı anda birden fazla chat penceresi açabilir ve aralarında istediğimiz gibi dolaşırız. Bu alan aynı görev çubuğu gibi ekranın dört yönüne taşınabilir. Üzerindeki düğmenin rengi bize cevap geldiğinde kırmızı olur, böylece biz o pencereden bize cevap geldiğiniz anlarız.

Ön plana getirmek istediğimiz pencerenin ismi üzerine buradan tıklarız. Bu pencereyi ekranın istediğimiz bir alanına taşımak içinse boş bir yerine tıklayıp sürükleriz.

Buraya kadar öğrendiklerimiz ile chat yapmak mümkün ama daha verimli ve bilinçli çalışabilmek için biraz daha ileri konuları görelim :

8)     Yeni bir chat server eklemek
Mirc’i ilk yüklediğinizde içinde bir çok yabancı chat server tanımlanmış olarak gelir ama biz Türk serverlarını da eklemek istiyoruz. O zaman Mirc’i açınca karşımıza gelen o ilk bağlantı ekranına gitmemiz gerek, hayır, Mirc’i açıp kapamamız şart değil, File menüsünden “options”  seçeneği veya Alt+O tuş bileşimi bize bu menüyü getirir. Şimdi adım adım yeni bir server eklemeyi görelim:
a)  ADD butonuna basalım.

  
b) Yandaki gibi bilgileri girelim:
Description : Buraya bir açıklama yazıyoruz.
IRC Server  : Serverin adresini yazıyoruz.
Port(s)          : Buraya 6667-7000 arası bir değer yazabiliriz, 6667’yi                 hiç değiştirmeden bırakın.
Group            : Kendi eklediğiniz tüm server’lara bu alana aynı şeyi yazarsak (Turk gibi), IRC Servers’in karşısından Turk’u seçince, alt menüde de eklediğimiz tüm server’lar listelenir.

En son ADD butonuna basıyoruz ve bitiriyoruz.

  

Server seçim ekranında üstte Turk’u seçince, altta eklediğimiz serverlarin listesi çıkıyor. İstediğimizi seçip Connect to IRC server diyoruz ve bağlanıyoruz.

NOT: İki kişinin birbiriyle görüşebilmesi için aynı server’a bağlı olmaları gerekir.

9)     IRC komutlarıyla daha etkili ve kolay çalışma
Mirc içinde (veya farklı bir chat programı da olsa fark etmez) kullanabileceğimiz bazı komutlar vardır. Bu komutlar bize etkili ve kolay çalışma imkanı sağlar ve IRC sisteminin bize sunduğu bazı ek özellikleri kullanma imkanı verir.
Bu komutları herhangi bir chat penceresinde veya Status penceresinde yazabiliriz. Bütün komutlar “/” ile başlar.
Bu komutlarla beraber yaptıkları işi de öğreneceğiz.

  • /list :  Oda listesini çağırmanın en kolay yolu budur.
  • /join #oda_ismi : Bu komut ile eğer “#oda_ismi” isminde bir oda varsa içine girilir, yoksa o oda oluşturulur.
Bu noktada oda oluşturma ile ilgili birkaç şey söyleyelim. Yukarıdaki komutla bir oda da biz açabiliriz. Zaten gördüğümüz tüm odalar diğer kullanıcılar tarafından açılmıştır. Tüm oda isimlerinin önünde “#” (diyez) işareti olmak zorundadır. Bir odayı oluşturduğunuzda o odanın OPeratörü yani OP’u olursunuz. OP odanın yöneticisidir. Odanın içinde sağ tarafta kullanıcı listesinde nick’inin yanında “@” işareti olanlar o odada op’tur. İstedikleri kişileri odadan atabilirler (kick) ve bir daha da odaya girmelerini engelleyebilirler (ban).
Ayrıca her odanın bir TOPIC’i yani konusu olur, bu o oda içinde ne konuşulacağını belirler (ama genelde saçma sapan şeyler yazıyorlar, nedense ?). Odanın topic’ini oda listesinde ve odanın içine girince de başlık çubuğunda görürüz. Topic’i de OP belirler. OP başkalarına op’luk verebilir.
  • /nick yeni_nick
Bu komutla nick’imizi değiştirebiliriz.
Nickimizi ilk bağlanırken belirlemiştik, bu komutla bağlıyken değiştirebiliriz. Eğer aynı server’a aynı nick ile uzun süre bağlanıp konuşursak arkadaşlar ediniriz ve tanınmaya başlarız ama başka birisi de gelip bizim nickimizi kullanmaya kalkabilir. Bu gibi bir durumun önüne geçmek için nickimizi o server’a kayıt ettirmeliyiz.

  • /nickserv register şifremiz e-mail_adresimiz (Örn: /nickserv register 1234 a@b.com)
Bu komutla o anda bağlı olduğumuz server’a, kullanmakta olduğumuz nickimizi kaydetmiş oluyoruz. Bir daha ki bağlantımızda ( o nick ile) hemen bizi uyaracaktır: “bu nick name kayıtlıdır, bir dakika içinde kendinizi tanıtın yoksa ben size misafir23 gibi rastgele bir nick vereceğim”.

  • /msg nickserv identify şifremiz (örn: /msg nickserv identify 1234)
İşte bu komutu yazınca server bizi tanır ve o nick’le devam edebiliriz..

  • /server irc.yeniserver.com
Bu komutta kullanışlı bir komuttur. İstediğimiz bir server’a kolayca bağlanmamızı sağlar. Bu komutu yazıp entere basınca bizi o server’a bağlar. Bir önceki server’dan bağlantımız kesilir.

  • /ignore nick_name
Birisi sizi sürekli rahatsız ediyorsa onu ignore edip (görmezden gel), ondan gelecek mesajlardan kurtulabilirsiniz.

  • /PART #channel : O kanaldan ayrılmamıza yarar.

  • /QUERY nickname mesajınız : Siz bağlandınız, ama arkadaşınızda acaba oralarda mı ? Bu komut ile belli bir nickname’e özel konuşma penceresi açılır. Böylece arkadaşınızı hangi odada olduğunu bilmenize gerek kalmadan bulabilirsiniz.

  • /WHOIS nickname : Bu komutla birisi hakkında bilgi alabilirsiniz, mesela şu anda hangi odalarda olduğu gibi.. Bu bilgiler Status penceresinde çıkacaktır.

  • /TOPIC #channel newtopic : Kanalın topic’ini değiştirir. Ama genelde sadece OP’lar yapabilir.
 Daha bir çok komuta Mirc’in yardım menüsünden ulaşılabilir.

10) Tehlikeli bir konu : Dosya alıp yollama
En başta irc’nin tanımında “İnternet üzerinden bir çok kişinin aynı anda konuşabilmesi, dosya alışverişi yapabilmesini sağlayan servistir.” demiştik. Chat odalarında konuştuğunuz kişlerle dosya alışverişinde bulunabilirsiniz. Mesela karşı tarafa resminizi vs. yollayabilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken çok önemli bir nokta var, internet üzerinde her türlü dosya alışverişinde virüslere karşı dikkatli olmalısınız. Virüs barındırabilecek dosyalar belli uzantılara sahiptir. Burada bu uzantıdaki her dosya virüslüdür demiyoruz, ama barındırabilir diyoruz. Bu dosya türleri EXE, COM, DOC, XLS, INI, VBS, JSP tipi dosyalardır. Özellikle chat ortamında dosya alışverişinde uzak durun. İllaki almanız gerekiyorsa, dosyayı indirmeden önce uzantısına çok dikkat edin. EXE ve INI uzantılı dosyaları kesinlikle almayın, ama bir resim dosyası alırken de resim.JPG.EXE olabileceğini göz önünde bulundurun.
Mirc’de birisi size dosya yollamaya kalkarsa “almak istiyor musun?” şeklinde bir uyarı mesajı çıkar, evet deyip, dosyanın nereye konulacağını seçer ve alırız. Birisine bir dosya yollamak için ise chat odası içinde ismi üzerine sağ tıklayıp, DCC->SEND komutunu verir, dosyayı seçer ve SEND komutunu veririz.

11) IRC Kuralları ve Uyarılar (Bu bölüm pcmagazine.com.tr'den alınmıştır.)
Kanallarda sevilip sayılmak için bazı kurallara dikkat etmeliyiz. Bu kuralların yanı sıra bazı güvenlik önlemlerini aşağıda sıralayalım:
l Genel ahlak kurallarının dışına çıkmayın. Asla küfür etmeyin veya hakaret etmeyin. Yoksa nick’inizin adı kötüye çıkar ve pek kimse tarafından tutulmazsınız.
l Kanalda yazı yazarken BÜYÜK KARAKTERLERLE yazmayın. Yoksa bağırıyormuş gibi olur ve bu da hoş karşılanmaz. Israr edersek kanaldan atılmamıza bile neden olabilir!!!
l Kanalda çok uzun - grafiksel veya normal - yazılar yazmak yani "flood" yapmak pek hoş karşılanmaz.
l Yine kanaldan atılma sebeplerinden biri de kanalda tekrarlı yazı yazmaktır. Vermek istediğiniz mesajı bir kere yazmanız kafidir. Kanalda bulunan kişiler yazdığınızı hemen görür.
l Devamlı hakaret eden, rahatsız edici davranışta bulunan kişileri muhatap almayın. Yazdıklarını görmek istemiyorsanız şu komutu kullanın: /ignore nick (nick yerine o kişinin nick’ini yazın). Bunu Dragon yoluyla da halledebilirsiniz. Artık o kişinin size yazdığı hiçbir şey size görünmeyecektir.
l Yeni girdiğiniz bir kanalda hemen op’luk istemeyin. Çünkü bu o kanalın op’ları tarafından pek hoş karşılanmayabilir, hatta kanaldan atılmanıza sebep olabilir. Op almak için önce kanaldaki op’larla muhabbet edin ve samimiyetinizi artırın.
l Samimi olmadığınız kişilere hemen isminizi ya da fotoğrafınızı vermeyin. Yoksa çok komik durumlara düşebilirsiniz.
l Çok iyi arkadaş olmadığınız kişilere kesinlikle telefon numaranızı ya da özel bilgilerinizi vermeyin!
l Ve daha önemlisi, IRC’de sohbet ederken ya da Internet’teyken durup dururken bilgisayarınızda acayiplikler olursa hemen ilk işiniz Internet bağlantısını kesmek olsun. Bu acayiplikleri sıralıyorum: Kendiliğinden CD-ROM’unuzun açılması; fare imlecinin sizin isteğiniz dışında hareket etmesi; ekranda kendiliğinden mesajlar çıkması; kendiliğinden bir programın açılması ya da kapanması...
Bunlar ve bunlara benzer durumlarda bilgisayarınıza bir kişi girmiş demektir. Telaşa kapılmayıp Internet bağlantınızı kesin. Ardından Windows’un ScanDisk programını çalıştırın. Eğer anlıyorsanız, autoexec.bat ve config.sys dosyalarınızı kontrol edin ve bir şey olmadığından emin olduktan sonra bilgisayarınızı baştan başlatın. Zaten eğer kimsede sonu .exe ve .ini uzantılı dosyalar almamış iseniz böyle şeyler olması pek mümkün değildir. Dragon zaten bilgisayarınıza kendi üzerinden bu tür dosyalar sokmaz.
 Smiley’ler ve Kısatmalar
Smiley’ler Internet ortamında karşımızdaki kişiye o andaki ruh halimizi ya da hareketlerimizi belirtmek için kullandığımız karakterlerdir. Bunlardan en çok kullanılanları açıklıyoruz:
:) ya da :o) Gülmek ya da gülümsemek anlamına gelir.
:))) ya da :o))) Kahkahalarla güldüğümüzü anlatır.
:( ya da :o( Üzüldüğümüzü belirten karakterdir.
:((( ya da :o((( Ağladığımızı anlatır.
;) ya da ;o) Göz kırpma manasına gelen karakterdir.
Bu smiley’lere yan tarafından baktığımızda zaten yüz şekillerini ifade ettiğini görürüz.
Ayrıca yine özel ya da kanal muhabbetlerinde oldukça çok geçen bazı terimler vardır. Bunlar birçok kelime ya da cümlenin kısaltılmış halidir:
lol: lots of laugh (çok güldüm, çok komik)
slm: Selam
mrb: Merhaba
asl: Yaş/Cinsiyet/Şehir
(Size asl? diye soran bir kişi yaşınızı, cinsiyetinizi ve nereli olduğunuzu soruyordur. cevap olarak örneğin 17 yaşında Konya’ dan katılıyorsanız ve erkekseniz 17/m/Konya diyebilirsiniz.)
m: Male (Erkek)
f: Female (Kız)
u?: Ya sen?
 Son söz
Bu notlarda irc servisini ve en çok kullanılan irc programı olan Mirc’in kullanımını anlatmaya çalıştım. Aşağıda Mirc’in programcısı Khaled Mardam-Bey’in Mirc’in help menüsünden alınmış sözlerini bulacaksınız:
 The Author (and part-time Human Bean)
 Greetings! :)
 I am Khaled Mardam-Bey, I can be reached via email at khaled@mirc.com.
 One day, six years ago, in a small, quiet room by myself, I stood in front of a canvas, picked up a brush, and began to work on a painting, dabbling here and there, not really knowing what I was going to create, or how.
 A few years later, I put my brush down for a moment to pause for breath, look around, and find that I'm now in a different room, a much bigger one, filled with all kinds of people, with colors and sounds, and with other paintings, bigger and smaller than mine; some of the people are standing in front of me, close to the canvas, touching and smudging it, others are behind me looking at my painting from a distance; some are standing right next to me, telling me which colors to use or how to hold my brush, and criticising me whenever I make a mistake; a few are working on parts of the painting all by themselves.
 mIRC today is still a personal work for me, and I think I've managed to keep working on it in the same spirit as when it all started; a mixture of fun, learning, and contribution. I've spent the last few years being part of a remarkable community made up of people from all over our planet, and that, in no small way, is part of what has kept me enjoying it, and believing in it.
 It hasn't been easy reconciling mIRC as a personal work with its public use; I've had to learn to treat some aspects of it impersonally, which I'm not happy about, eg. I now use a pre-written reply to emails that ask the most common questions; if I tried to answer every email, I'd have little time for anything else.
 I've also had to learn to accept criticism, which is hard for something that's personal; but mIRC wouldn't be where it is today without help from many people over the years.
 These days I still enjoy working on mIRC, I'm getting a bit more tired now, but I think there may be a year or two left in me yet. I still get nervous before releasing a new version, which is probably a good sign ;) I hope you enjoy it, and if you are able to register it, my thanks.
 I hope that mIRC has had, and will continue to have, a part to play in the making of new friendships, in the keeping of old ones, in the fostering of peaceful communication, and in the increased understanding and respect of other people and cultures, and that it has had a positive effect on people's lives.
 I hope you enjoy using mIRC as much as I enjoyed creating it.

TFT MONİTÖRLER


TFT MONİTÖRLER
Hazırlayan: Hale AYDIN
TFT Nedir?
Modern ekran teknolojileri katot ışın tüplü (CRT) veya düz panel ekranlar olmak üzere sınıflandırılır. Tüplü cihazlar büyüktür ve oldukça fazla yer kaplarlar. Düz paneller yani tüpsüz olanlar ise adından da anlaşıldığı gibi düzdürler ve çok yer kaplamazlar. Düz panel ekran kategorisi kendi içinde LCD (likit kristal), plazma ve LED (ışık yayar diod) gibi teknolojilere sahiptir. Işık yayanlar ve arka plan ışığını üzerinden geçirenler olarak da ayırt edilmeleri mümkündür.
TFT-LCD olarak adlandırılan bu cihazlar arkadan aydınlatmalı ekranlar sınıfındadır. STN ve DSTN (pasif matris LCD) teknolojileri de kullanılır, ancak günümüzde sadece çok düşük fiyatlı taşınabilirlerde rastlanmaktadır.
TFT'ler Nasıl Çalışır?
TFT, 'Thin Film Transistor'ün kısaltılmışı olup pikselleri aktif olarak denetleyen elementleri tanımlar. Bu sebepten "aktif matris TFT" olarak da adlandırılırlar. Görüntü nasıl oluşur? Temel prensip basittir: Her biri renk verebilen çok sayıda pikselden oluşan bir panel sayesinde. Bu amaçla bir kaç adet florasan tüpten gelen siyah ışık kullanılır. Örneğin tek bir pikselin aydınlanması için yapılması gereken şey ışığın geçmesine izin verecek ya da vermeyecek bir kapı veya diyafram koymaktır. Bu basit açıklamayla anlatılabilmesine karşın bunu gerçekleştiren teknoloji elbette çok karmaşık ve kapsamlı. LCD (Liquid Crystal Display), sıvı kristal esasına dayalı düz panel monitörler için kullanılır. Sıvı kristaller moleküler yapılarını değiştirebilirler ve bu yüzden farklı seviyelerde ışığın içlerinden geçmesini sağlayabilirler (ya da ışığı bloke edebilirler). Yönlendirici filtreler, renk filtreleri ve iki sıralama katmanı, ne kadar ışığın geçeceğini ve hangi renklerin yaratılacağını belirler. Katmanlar iki cam panel arasında konumlandırılır. Sıralama katına özel bir voltaj verilerek elektrik alanı oluşturulur ve böylece sıvı kristaller hizalanır. Ekrandaki her nokta (piksel) katot ışın tüplü ekranlarda olduğu gibi 3 farklı bileşene ihtiyaç duyar, biri kırmızı, biri yeşil ve biri de mavi için.
En yaygın TFT teknolojisi Twisted Nematic olarak adlandırılır. Aşağıda bu tür TFT'lerin nasıl çalıştığı açıklanıyor. Elbette başka teknolojiler de bulunmaktadır. Bunlar Bakış Açısı Teknolojileri başlıklı bölümde açıklanıyor
Şekil 1a: Standart bir TFT'nin (Twisted Nematic) çalışma şekli (voltaj verilmediğinde)

Voltaj verilmediğinde , moleküler yapı normal durumunda ve 90 derece kıvrıktır. Arkadan aydınlatma lambasından gelen ışık böylece yapı içinden geçebilir
Şekil1b: Standart bir TFT'nin (Twisted Nematic) çalışma şekli (voltaj verildiğinde)

Voltaj verilip bir elektrik alanı yaratıldığında sıvı kristaller dikey olarak hizalanacak şekilde kıvrılırlar. Yönlendirilmiş ışık ikinci kutup tarafından emilir. Bu durumda ışık TFT ekranın dışına çıkamaz.
Bir TFT Pikselinin Anatomisi
Kırmızı, yeşil ve mavi filtreler birbirini takip edecek şekilde alt yüzeye entegre edilmişlerdir. Her piksel (nokta) bu 3 renk hücresinden ya da alt-piksel bileşenlerinden oluşur. Bu da 1280x1024 piksel çözünürlükte, 3480x1024 transistör ve piksel elementi olduğu anlamına gelir. 15.1 inç bir TFT'de nokta aralığı (dot pitch-pixel pitch) 0.0188 inç (0.30 mm) civarındadır, 18.1 inç bir TFT'de ise (1280x1024 piksel) 0.011 inç'tir (0.28mm).
Şekil 2: Bir TFT'nin pikselleri.
Hücrenin sol üst köşesi bir Thin Film Transistör içerir. Renk filtreleri hücrelerin temel RGB renklerini değiştirebilmelerini sağlar. Piksellerin aralığı küçüldükçe, mümkün olan maksimum çözünürlük de artar. Ancak TFT'ler maksimum ekran alanı yönünden fiziksel bir kısıtlamayla karşı karşıyadır. 38 cm (15 inç) bir köşegen ve 0.297 mm (0.0117 inç) nokta aralığına sahip bir ekranda 1280x1024 çözünürlük almak pek anlamlı değil. Bu incelemenin 4'üncü bölümünde nokta aralığı ve köşegen boyutları arasındaki ilişki hakkında bilgi bulabilirsiniz.
Hangi Özellikler Daha Önemli? - Önemli Bazı Kavramlar
Diyagonal Ekran Boyutunun Tanımı 
Bildiğiniz gibi monitörler boy olarak ekranın diyagonal uzunluğu ile sınıflandırılırlar. Örneğin 17 inç denildiğinde çapraz iki köşe arasındaki çizgi uzunluğu alınır. Tüplü bir monitörde "izlenebilir alan" her zaman tüpün diyagonal boyutundan küçüktür. TFT panellerde ise kasanın içinde görüntü verilmeyen bir kenar kısmı bulunmaz. Bu sebepten belirtilen diyagonal boyut her zaman izlenebilir alana eşittir, yani kayıp söz konusu olmaz. Yine bu sebepten dolayı da 15.1 inç bir düz panel ekran, izlenebilir boyutu itibarıyla 17 inç bir tüplü monitöre eşittir.
Bakış Açısı 
Bu önemli bir kavram. Zira TFT'lerde tüplülerde olduğu gibi her bakış açısından aynı görüntüyü alamazsınız. Yani monitörün tam karşısından ve sağından ya da solundan bakıldığında ekran farklı görülür. Arkadan aydınlatma ışığı çeşitli filtrelerden, sıvı kristallerden ve hizalama katmanlarından geçtiği için tek bir yönde hareket eder. Mesela çoğunluk ekranı dikey olarak terk eder. Eğer kullanıcı monitöre çok açılı bakarsa, karanlık ya da bozulmuş renkler görebilir. Bu etki örneğin banka veznelerinde kullanışlı olabilir ama genelde istenmeyen bir durumdur. Üreticiler de daha iyi bakış açıları geliştirebilmek için üzerinde uğraştığı birçok teknoloji var: IPS (in-plane switching), MVA (multi-domain vertical alignment) ve TN+film (twisted nematic ve film). Maksimum bakış açısı, ideal kontrast oranının onda birine düştüğü nokta olarak tespit edilir. Örneğin ekrana tam dik açı gibi.
Kontrast Oranı 
Kontrast oranı maksimum ve minimum parlaklık değerlerinden türetilir. Verilerin arası ne kadar büyükse o kadar iyi olduğu kabul edilir. Bu 500:1 gibi yüksek kontrast oranına sahip tüplü monitörler için bir sorun teşkil etmez. Böylelikle foto gerçekçi kalite sunarlar. Siyah bir resim göstermek tüplü bir monitör için problem olmazken TFT'lerde arka ışığın parlaklığını değiştirmek zordur ve cihaz çalıştığı sürece de açık kalırlar. Siyah bir resim gösterebilmek için sıvı kristaller gelen ışığı tamamen tutarlar. Ancak bunu mükemmel yapmak fiziksel olarak mümkün olmadığından bir miktar ışık sızması yaşanır. Üreticiler de halen bu sorun üzerinde çalışmaktalar. İnsan gözü için kabul edilebilir değerler 250:1 üzeridir.
Parlaklık 
TFT'nin başarılı olduğu bir özellik. Temel olarak maksimum parlaklık arka ışığı sağlayan florasan tüpler tarafından belirleniyor. Metrekareye 200 ve 250 candela (cd/m2) parlaklık birimi sorun değil. Daha yüksek parlaklık değerlerine de ulaşmak teknik olarak mümkün ancak gereksiz, çünkü kullanıcıyı kör etmenin bir alemi yok.
Tüplü monitörlerde maksimum parlaklık 100 ila 120 sd/m2'dir. Daha yüksek değerlere çıkmak katot tabancaları için devasa voltaj hızlanması gerektirdiğinden zordur. Ayrıca daha fazla parlaklık yüksek emisyon değerlerine yol açabilir ve fosfor ömrünü kısaltma gibi yan etkiler de yaratabilir.
Piksel Hataları 
Bunlar genelde hatalı transistörlerden kaynaklanırlar. Ekranda nokta olarak saptanabilirler. Bozuk transistörden dolayı ışık piksele ulaşamaz bu nokta karanlık kalır veya sürekli parlak kalmasına yol açar. Bu olay grup halinde görülürse daha da rahatsız edici olur. Ne yazık ki, ekrandaki maksimum ölü piksel sayısını belirleyecek bir standart henüz oluşturulmamış, her üretici kendine göre bir sayı belirlemiştir. 3 ila 5 adet ölü piksel normal denilebilir. Bu tür mal satın alırken kontrol etmekte fayda var, çünkü bu onarılması imkansız hatalar genelde üretim safhasında oluşur. Son bir detay: Bu hatalı piksel sayısı sonradan artmaz, tabii eğer parmağınızla ya da başka nesnelerle ekrana bastırmazsanız.
Tepki Süresi Birçok TFT'nin halen hareket eden resimlerde (mesela video) sorunları var. Bunun nedeni de sıvı kristallerin tepki süresi. Yeni TFT'lerde 20-30 milisaniye arası değerler normaldir. Bir örnekle açıklayacak olursak standart bir film saniyede 25 kareden oluşur, bu da tek karenin 40 milisaniye'de gösterilmesi anlamında gelir. Sıvı kristaller tepki olarak çok yavaş olduklarından bu sahnede bir miktar bulanıklaşma ya da hareketlerde kesiklik görülebilir. Ancak genelde tepki süresi yeterli olduğundan TFT'ler için "bunlarda film seyredilmez" demek yanlış olacaktır.
Renk Kalitesi-Analog Giriş Sinyallerini Hazırlamak 
Dijital düz panel ekranlara kıyasla, standart bir VGA bağlantı noktası ile donatılmış modeller analog resim sinyallerini önce tekrar dijitale çevirmek zorunda olduğundan renk kalitesinde kayıplar oluşabilir. Kimi üreticiler düşük performanslı, sadece 18 bit veriler ile başa çıkabilen (3x6 bit ; kırmızı, yeşil ve mavi renklerin her biri için 6 bit) analog-dijital çeviricilerde ısrar ediyor. Sonuç olarak sadece 262 bin 144 renk (RGB taklidi) gösterilebiliyor. Oysa ki Gerçek Renk modu en azından 16.7 milyon renge ihtiyaç duymakta.

Bakış Açısı Teknolojileri

TN+Film

Şekil 1: TN+Film ekranlar, sıvı kristallerini tıpkı standart TFT'ler gibi alt tabakaya dikey olarak sıralar. Üst yüzeydeki bir film de bakış açısını genişletir.
Teknik açıdan bakıldığında TN+Film çözümü uygulanması en basit çözüm olarak gözüküyor. Düz panel üreticileri kıyasla daha eski olan standart TFT (Twisted Nematic) teknolojisini kullanmaktalar. TN+Film'de yatay izleme açısını 90 dereceden yaklaşık 140 dereceye kadar çıkartabilen özel bir film (geciktirici ya da 'discotic' film) panelin en üst yüzeyine uygulanır. Diğer yandan zayıf kontrast oranı ve düşük tepki süresi aynen kalıyor. TN+Film şüphesiz ki en iyi çözüm değil, ancak ucuz.

Şekil 2: Voltaj uygulandığında moleküller alt tabakaya paralel şekilde sıralanır.

IPS ya da 'In-Plane Switching', Hitachi tarafından geliştirilmiş bir teknoloji. Ancak NEC ve Nokia da bu yeniliği kullanıyorlar.
Twisted Nematic ekranlar (TN veya TN+Film) ile aralarındaki fark moleküllerin alt tabakaya paralel olarak sıralanması.
Katot ışın tüplü monitörlerde gördüğümüz 170 dereceye varan mükemmel bakış açısı IPS (ya da diğer adıyla Super TFT) teknolojisi ile elde edilebiliyor. Ancak bu teknolojinin bir de dezavantajı var. Sıvı kristallerin paralel olarak sıralanmasından dolayı 'twisted nematic' ekranlardaki gibi elektrotların her iki cam yüzeye de konulması mümkün değil. Bunun yerine alt cam yüzeye petek şeklinde yerleşmeleri söz konusu. Bu da kontrastın zayıflamasına yol açtığından parlaklığın tekrar normal düzeye yükseltilebilmesi için çok güçlü arka ışık gereksinimi doğuruyor. Klasik TFT'ler ile kıyaslandığında tepki süresi ve kontrastta hemen hemen hiç ilerleme yok.

MVA (Multi-Domain Vertical Alignment
Şekil 3: Fujitsu tarafından geliştirilen MVA. Teknik olarak geniş bakış açıları ve hızlı tepki süreleri için en başarılı çözüm.
Fujitsu ideal çözümü bulmuş gibi. MVA 160 dereceye varan bakış açısı ve yüksek kontrast oranları ile hızlı tepki süresini optimumda uzlaştırmış.
Peki MVA nasıl çalışır?
MVA'daki M, Multi-Domain (çok bölgeli) anlamına geliyor. Bunlar renk hücreleri içindeki alanlar. Şekil 3, tümsekler aracılığı ile oluşturulmuş bir çok bölgeli örneği gösteriyor. Fujitsu şu anda bağımsız hücreleri 4 adete kadar olan paneller üretmekte.
MVA'daki VA ise "vertical alignment" yani dikey hizalamayı işaret ediyor. Aslında bu terim biraz yanıltıcı çünkü sıvı kristal molekülleri (devinimsiz haldeyken) tümseklerden dolayı tam olarak dik hizalanmış değillerdir (bkz. şekil 3; kapalı pozisyon). Voltaj uygulanarak bir elektrik alanı oluşturulduğunda, kristaller yatay olarak hizalanır ve böylece arka ışık katmanlar arasından geçebilir. MVA, IPS ve TN+Film teknolojilerine kıyasla, oyun ve video performansında çok etkili olan hızlı tepki sürelerinde daha iyidir. Kontrast genel olarak daha başarılıdır, ancak bu da bakış açısına göre değişkenlik gösterebilir.
Değişik Bakış Açısı Teknolojilerinin Değerlendirilmesi


Şekil 4:

MVA hızlı tepki süresi ve çok geniş bakış açısı sunuyor ancak Fujitsu'nun bu teknolojisi pazarda hala çok az pay sahibi.
TN+film çözümü tepki süresinde dikkate deðer bir geliŞme sunmuyor. Bunu kullanan ürünler düŞük fiyatlý, yüksek miktarlarda üretiliyor ve bakýŞ açýsýný kabul edilebilir deðerlere çýkartabiliyor. Uzun vadede bu tip ürünlerin Pazar payýnýn azalmasý bekleniyor.
IPS Hitachi ve NEC gibi büyük üreticiler sayesinde pazarın önemli kısmını elinde tutuyor. Bu ekranların başarılı olmasındaki en önemli etken 170 dereceye varan geniş bakış açısı ve makul tepki süresi.
Teknik olarak MVA en iyi çözüm. 160 derecelik bakış açısı en az katot ışın tüplü klasik monitörler kadar iyi. 20 milisaniyelik tepki süresi video oynatımı için uygun. Pazar payları çok düşük ancak giderek artıyor.

LCD MONİTÖRLER



LCD MONİTÖRLER

    Tüplü ekranlara göre ince ve hafif olan LCD'lerin yapısı CRT'ye göre çok faklıdır. LCD yani likit kristal monitörler aslında bilinenin tersine sıvı değil katı-sıvı arası özel bir materyal kullanılırlar. Bu sıvı-katı karışımı özel materyal ekran içerisinde normal halde düzensiz şeklinde bulunan ve elektrik verildiği zaman düzenli bir şekil alan özel bir sıvı kristaldir. Bu yapıyı oluşturabilmek çok zordur. Bu yüzden tüplü ekranlara göre fiyatları çok daha yüksektir. yalnız bu özel madde sayesinde LCD ekran; elastikiyet, düşük yansıtma oranı gibi özelliklere sahip olur.
    LCD monitörler her şeyden önce CRT monitörlere göre çok az yer kaplarlar. Kapladıkları alan sadece ekran içindir. Tüp kullanmadıkları için hafiftirler ve sadece ekran içindir. Tüp kullanmadıkları için hafiftirler ve ısınma sorunları da yoktur. Çok az güç tüketirler ve radyasyon yaymazlar. Ayrıca CRT monitörlerin aksine manyetik alanlardan etkilenmezler.
    LCD monitörlerin en önemli iki dezavantajı vardır.
    - Çok pahalıdırlar.
    - CRT nonitörler gibi geniş bir görüş açısı sunmazlar.

Resim1- LCD Ekranın kesit ve bileşenleri
    Gelişen teknoloji ile bu işlemlerin maliyeti düşerse LCD ekranlar tüplü ekranların yerini alırlar.
    Taşınabilir sistemlerdeki ekranların tamamı LCD tabanlıdır. LCD monitörlerde yada notebook'larda 3 katman bulunur. En altta yansıtıcı v,bir materyal ortada sıvı kristal bir karışım ve en üstte de  yine yansıtıcı bir  materyal bulunur. Bu noktadaki sıvının atasında dolaşan akım kristallerinin aralarından ışık geçemeyecek şekilde sıralanmasını sağlar.Bu yüzden her kristal bir nevi diyafram mantığı ile ışığı geçirecek yada tutacak bir mekanizma vardır.

Resim2 - LCD ekranın çalışma düzeni; Başlangıç seviyesi (1)

Resim3- LCD ekranın çalışma düzeni; Hareketli seviye (2)
    LCD TÜRLERİ
    TFT ( Thin Film Transistör ) ve Aktif Matris LCD Ekran : Bu teknolojide ekrandaki her piksel bir ile dört adet transistör aracılığı ile yönlendirilir. Aktif matris teknolojisinde görüntü hücresinin yönetimi panelin kendi üzerine entegre ediliyor. Her bir hücrede elektronların gerilimini ayarlayan bir ince film transistör bulunuyor. Yerinde yönetim ile görüntü noktaları arasındaki baskınlık hemen tümüyle ortadan kaldırılıyor. Böylece panelin tepki verme süresi gözle görülür bir şekilde iyileşiyor. Üst sınıf cihazlar, video sunumu için bile yeterli olan yaklaşık 35 milisaniyelik görüntü oluşturmak sürelerine ulaşıyor.
    Passive Matrix LCD Ekran :  Bu tür ekranlarda yatay ve dikey kablolar kullanılıyordu. bu yatay ve dikey kabloların kesiştiği yerde tek bir piksel bulunuyor ve ışığın geçmesine veya kalmasına karar veriyor. Daha ucuz olmasına karşın kısıtlı bir kalite elde ediliyor. 90'ların ortalarından itibaren nadir kullanılmaya başlanan bu tip ekranlar son zamanlarda DSTN, CSTN ve HPA teknolojileri ile tekrar geri dönmeye hazırlanıyor.
Bu monitörler daha çok taşınabilir PC'lerde kullanılır. LCD monitör, plastik bir tabaka içindeki sıvı kristalin ışığı yansıtması ilkesine göre çalışır. Pek çok LCD monitörde bulunan bazı dezavantajlar şunlardır:
- Ekran tazeleme hızı düşüktür.
- Renk kontrastları azdır.
- Ortamdaki fazla ışığı yansıtırlar. Görüntü net değildir.
- Hareketli görüntüler bulanıktır.
-Sıvı kristal akışının yavaşlığı görüntü izinin hemen silinmemesine neden olur.
Bu dezavantajların yanısıra, düşük güç harcamaları, çok küçük hacimleri ile taşınabilir PC'ler için vazgeçilmezdir. Bazı LCD modellerinde, "arkadan aydınlatma" yöntemi kullanılarak bulunduğu ortamdaki ışık dengelenir. Böylece ekrandaki istenmeyen yansımalar bir ölçüde önlenir. LCD monitörlerde şuan aktif matris monitör çeşidi kullanılmaktadır. Pasif matriks monitörlerin tersine aktif matrikslerde, her pixeli kontrol eden ayrı ayrı transistörler vardır. Bu transistörler, piksellerin henüz parlaklığını yitirmeden yenilenmesini sağlar. Her pixelin kendine ait bir regülatörü vardır. Bu regülatör yardımı ile her bir pixele ait voltaj değerini etkilemediğinden daha iyi görüntüler elde edilir.
    LCD monitörler henüz her kullanıcıya hitap edemiyorlar çünkü fiyatları gerçekten çok yüksek. LCD ekranlar sıvı kristal ekranlardan yapılıyorlar. Sıvı kristal ekranların öncelikle çok büyük avantajı var. En büyük özelliği sadece 1mm’lik bir kalınlığa sahipler. Bu yüzden notebook bilgisayarlarda ve bazı masaüstü ki masrafından dolayı pek tutulmuyor. 15 cm’lik kasa kalınlığıyla –hatta daha az olanları da var- normal bir 17'' monitörden yaklaşık olarak üç kat daha az yer kaplıyor. Yalnız bu ekranların fiyatları birkaç bin dolar.
Likid kristal bir ekranda resim çeşit dağılımlı bir arka plan aydınlatması, iki cam arasındaki sıvı kristal yüzey ve pikselin kontrolünü sağlayan iletken indiyum – kalay – oksit (ITO) matris ile sağlanıyor. Sıvı kristalin molekülleri bir resim noktasının arka plan aydınlatması ile aydınlanıp aydınlanmayacağına karar veriyor.
Sıvı kristaller, sabit kafes yapılarından dolayı sıcaklık, ışık veya elektriği etkini yönüne göre etkileyebiliyor. Bu olaya verilen ad ‘antisotropi’... Sıvı maddelerde ise gelişi güzel dağılım sebebiyle ışığın geliş yönü o kadar da önemli değil. Çubuk şeklindeki karbon, hidrojen ve oksijen molekülleri de anisotrop davranıyorlar ve ışığı kırıyorlar. Katı cisimlerin moleküllerinin aksine yönlerini değiştirebiliyorlar ve böylece ışık sübabı görevini görebiliyorlar.
Sıvı Kristal Teknolojisi Piyasada Varlığını Sürdürüyor
Sıvı kristal alanlarda elektrik alanlarından etkileniyor. Kristalden bağımsız olarak çubuklar elektriğin etkisiyle dikey (pozitif dielektrik anisotropisi) yada yatay (negatif dielektrik anisotropisi) olarak pozisyon alıyorlar. Sıvının genel şekli sadece elektriğe değil, aynı zamanda sıcaklığa da bağlı. Sıcaklığa bağlı olarak farklı düzenler oluşturuyor. Bu düzenlerden biri de “nematik” düzen ve LCD monitörlerin bir çoğu da bu düzene göre çalışıyor.
Arka aydınlatmadan yola çıkan ışık sıvı kristal tabaka sayesinde iki kere kırılıyor. Eliptik salınımdan sonra renkli ışığa dönüşüyor. Beyaz bir arka plan rengi için cam tabakalar üzerindeki folyolar belli bir salınım düzenine sahip ışığı perde üzerine bırakıyor. Burada oluşan sorun ise ışığın büyük bir bölümünün kaybolması sonucu parlaklık ve aydınlığın yetersiz kalması.
Twisted-Nematic-LCD’de ise bu sorun bir hile ile çözülüyor. Cam tabakalardan iri 90 derece döndürülmüş olarak monte ediliyor. Yüzeye yakın sıvı kristal molekülleri de bu 90 derecelik tabakaya uyarak dönüyor. Daha akım verilmeden sıkı ve düzenli bir ağ kurulmuş oluyor. Salınım düzlemine gelen ışık ikinci polarizasyon filtresine ulaşıyor, ama onu geçemiyor.
Super-Twisted-LCD’de (STN) ve pahalı notebooklar’da kullanılan Double-Super-Twisted-Nematic-LCD’de (DSTN) ortaya çıkan sonuçlar oldukça iyi.

Her Noktadan Elektrik Geçiyor
Işık sübaplarının açılıp kapatılması için iletken ve ışık geçirgen ITO-Matrisi cam tabaka üzerine yerleştiriliyor. Bir dikey ve bir yatay satıra elektrik akımı verildiği zaman keşişim noktasında oluşan elektrik alanı sıvı kristal molekülü yakmak için yeterli. Böylece bir piksel aydınlanıyor. Buradaki sorun bir satır boyunca piksellerin hafifçe aydınlanması. Zayıf elektrik alanı ve moleküllerin etkilemesi sonucu kirli satırlar elde ediliyor.
TFT-Ekran kullananlar bu sorunları yaşamıyor. TFT ekranlarda elektriksel alan sadece istenilen noktada oluşuyor. Yine her piksel zayıf bir akıma maruz kalıyor, ancak küçük bir transistör (Thin Film Transistör) ile istenilen nokta güçlendiriliyor.
Twisted-Nematic (TN) modunda çalışan TFT ekranlarda elektrik alanı LC (sıvı kristal – liquid crystal) hücresi içinde oluşuyor. Elektrotlar cam yüzeyine yayılıyor.
IPS ekranlarda ise 160 derecelik bir açıya kadar sabit kalıyor. LC hücresinin çalışma prensibi radikal bir şekilde basitleştirilerek tekrar Akım=Işık denklemine geliniyor. Normally White modunda ise tam tersi; Eğer elektrik alan yok ise pikseller parlıyor. IPS monitörler Normally Black modunda çalışıyor: Elektrik alanı kuvveti arttıkça, moleküller dönerek daha fazla geçirgen hale geliyor. Alan şiddeti arttıkça, ışık ta artıyor.
Daha fazla ışığın sağlanabileceği yöntemler gereksiz oluyor. Bunun yanında parlaklık sadece ışık kümesinden oluşmuyor. Siyah hücrelerin de etkisi büyük. Cam yüzeyler üzerine 90 derece açıyla monte edilmeyen folyolar da yanlış salınım ile ön yüzeydeki polarizatöre erişilmesine sebep oluyor.
LCD Ekran Kullanımında Dikkat Edilecek Noktalar
    Piksel hataları : Bir 15 inç TFT ekranı 2,359,296 transistörden oluşur. Bu yüzden en titiz üretime rağmen hatalı resim noktalarının sö konusu olabileceğinin belirtmek gerekir. Üreticiler ise 10 piksel hatasından fazlasında cihazı bozuk olarak kabul ederler. bunun için LCD bir monitör seçimi için bu nokta öncelikle ve özenle gözden geçirilmelidir.
    Bakış açıları : LCD ekranlar da görüntüye tam karşısından değil de bir başka açıdan bakıldığında renk netliği ve kontrast değerleri düşüşte oluyor. Bu da önemli bir alım etkenini oluşturuyor.
    Bağlantı aranıyor : Yaygın olarak kullanılan analog bağlantı yönetiminde PC bilgisayarların dijital görüntü sinyali, TFT'ye aktarıldıktan sonra yeniden dijitalleştirmek üzere, grafik kartı tarafından analog bir sinyale dönüştürülüyor. Bu da dönüşüm sırasında gereksiz bazı kayıpların meydana gelmesine sebep oluyor. Bu yüzden gelecekte düz ekran monitörlerin dijital bağlantılarla donatılması gerekecek.